Embed

EN ÜNLÜ KOMPLOCU!!!

 

Hürriyet, ABD’nin Fort Dix Askeri Üssü’ne saldırı planlamaktan 33 yıl hapse mahkûm olan Serdar Tatar ile Batı Virginia’daki Gilmer Hapishanesi’nde görüştü. İslami terörle suçlanan Tatar, Gilmer’ın en ünlü mahkûmlarından biri ve içeride fırıncılık yapıyor.

2006’nın ocak ayında ABD’nin New Jersey eyaletinde bir videocu, DVD’ye dönüştürülmek üzere arkadaşlarının bıraktığı bir kasedi izlerken şaşkına döndü. Videoda gördüğü sakallı Müslüman gençler, Pennsylvania eyaletindeki Pocono Dağları’ndaki bir atış poligonunda “Allahu Ekber” diye bağırıp nişan alıyorlardı. Videocu, “Yeni 11 Eylülcüler mi” endişesiyle FBI’a ihbarda bulundu. Araştırmalar ve videodaki grubun içine FBI muhbirinin sokulmasının ardından 6 kişi hakkında suç unsurları tespit edildi. Bu kişiler tutuklandı ve yargılanıp 2009’un nisan ayında hapse mahkûm edildi. İslami terör hükmü giyenlerden biri de, 33 yıl hapis yatacak olan Serdar Tatar (28) oldu. Tatar’ın New Jersey’deki Fort Dix Askeri Üssü’ne saldırı planlamaktan suçlu bulunan mahkûmlar arasında yer almasının nedeni ise bu üssün haritasını ele geçirdiğinin ortaya çıkmasıydı. Batı Virginia eyaletindeki Gilmer Federal Cezaevi’nde bulunan Tatar, 3 yıldır yaptığımız başvurulara nihayet olumlu yanıt veren cezaevi yönetiminin izniyle Hürriyet’e konuştu:

 

“Yüzde yüz masumum. İkinci bir 11 Eylül’ü engellemek için çabaladım. ABD, bana ve arkadaşlarıma karşı komplo kurdu. Söz hakkı bile verilmeden yargılandık. Ne ben, ne de diğer arkadaşlarımın böyle bir planı vardı. Sadece, evde hep çizgi film izleyen ve saf bir çocuk olan Mohamed Shnewer, muhbirin beyin yıkaması ile mahkemedeki ses kayıtlarında bir saldırı planından söz ediyor. Lise arkadaşıyız. Dikkat çekmek için radikal şeyler söylerdi. Bir gün El Kaide ile ilgili bir video da izlettirmişti. Muhbir Ömer’in onu kışkırttığı belli. Harita fikri de ondan çıkmış. Muhbire babamın orada restoranı olduğunu da o söylemiş. Kayıtlarda var.
Ömer, benden haritayı isteyince, işyerime uğrayan bir dedektife ‘Benden Fort Dix’in haritasını istediler. Sanırım bir saldırı planlıyorlar. Bu işin bir parçası olmayacağım. Engellemeliyiz’ dedim. FBI ile hemen temasa geçip haber vereceğini söyledi. Ömer’i 3 hafta ‘Arabam arızalı’, ‘Eşim hamile’ diye oyaladım. Polise ‘FBI’dan bir haber var mı’ diye tekrar sorunca, ‘Bugün yarın gelirler’ dendi. Meğer FBI ile işbirliğindeymiş. Haritayı muhbir Ömer’e vermemi bekliyorlarmış. Ömer ısrarla, ‘Arabanı ver, ben tamir ettireyim’ dedi. FBI’a götürmüş. Birkaç mermi bulmuşlar. Yasa dışı birşey yok. Kışladaki askerlerle bile atışa gidiyorduk. Mermiler benden, silahlar askerlerdendi. Bu arada FBI geldi ve onlara da bu planı anlattım.” Haritayı muhbire verirken, ‘FBI mısın, nesin bilmiyorum. Bu işi yapacağım, en iyi hedef elektrik şebekesi olur’ sözlerim en önemli delil olarak kullanıldı. Oysa bu sözleri muhbirin benden şüphelenmemesi için söyledim. Nasılsa durumu polise bildirmiştim. Sonuçta bu gizli bir harita değildi. Buradaki işyerlerinin kışladaki binalara kolayca teslimat yapabilmeleri için kullandıkları bir krokiydi. Babamın restoranında duvar da bile asılıydı.”

6 YIL SONRA TÜRKİYE’YE DÖNERİM

Babam Alevi olduğunu söylüyor. Ben İslam’ı yeni öğrendim. Daha iyi anlamak için Arapça da öğreniyorum. Cezaevinde 5 vakit namaz kılıyorum. Burada hiç arkadaşım yok. Hangi suçla yattığımı pek kimsenin bildiğini sanmıyorum. Yargıç, jürinin kararına rağmen, cezamı diğerlerine göre daha hafif verdi. Topluma yeniden kazandırılabileceğimi belirtti. Cezamın 3’te birini burada çektikten sonra Türkiye’ye iade edilme hakkım var. 6 yıl sonra vatanıma dönerim. Ancak bunun için ABD Adalet Bakanlığı 125 bin dolar ücret istiyor.”

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !